BAB Kız Öğrenci Kampımız Gerçekleştirildi
BAB programımızın kız öğrencileriyle birlikte Uludağ kampımızı gerçekleştirmek için Bursa Kıbrıs Vakfı Uludağ Eğitim ve Kamp Merkezi’ndeydik.
Birlikte vakit geçirme ve bağlarımızı güçlendirme imkanı bulduğumuz kamp programımız boyunca manevi ve tarihi bir seyahat gerçekleştirmenin yanısıra mezunlarımızdan akademik hayat tecrübeleri, kişisel tavsiyeler ve üniversite süreçlerine dair anılar dinledik.
Çay Saati oturumlarımızda sohbet etme ve birbirimizi daha iyi tanıma fırsatı bulduk. Yeni dostlukların yeşerdiği bu anlarda BAB Fellowship ailesinin arasındaki kardeşlik bağlarını pekiştirdik.
İlk kahvaltımız sonrasında mezunlarımızdan Arş. Gör. Klin. Psik. Zeynep Betül Yücesoy ve Rumeysa Alkan ile samimi ve verimli bir sohbet gerçekleştirdik. Öğrencilerimizin akademik hayat, kişisel gelişim ve üniversite sürecine dair merak ettiklerini sorduğu, mezunlarımızın içtenlikle cevapladığı bir oturum gerçekleştirdik. Çeşitli tecrübelerin ve tavsiyelerin paylaşıldığı bu sohbet halkasında öğrencilerimiz geleceğe dönük rotalarını şekillendirmede yeni vizyonlar edindi.
Bursa’nın tarihi ve manevi merkezlerine yaptığımız seyahat kapsamında Muradiye Külliyesi, Fatih Sultan Mehmed’in doğduğu ev olarak kayda geçen Fatih Evi; Ulu Camii ve geçmişte Ulu Cami’ye bağlı bir kompleks olan Ulu Çarşı, Şehzadeler Türbesi, Şehzade Çelebi Mehmet Türbesi nam-ı diğer Yeşil Türbe ziyaret edildi. Bu duraklar sayesinde Osmanlı’nın manevi ve fikrî dünyasının maddeye olan yansımalarını görme fırsatı bulduk. Osmanlı düşünce dünyasında taşta, camda ve mürekkepte mekan ve sanatın insana olan bakışını gözlemleyebildiğimiz çok kıymetli bir gezi oldu.
Gün sonunda ise şömine karşısında ikramlarla donatılmış sıcak bir sohbet servisi eşliğinde İcra Kurulu üyelerimizden Gülçe Nur Enginbağ ile birlikte hasbihal etme fırsatı bulduk.
Kapanış sabahı ise Kıbrıs Vakfı Başkanı Sayın Dr. Semattin Öztürk Beyefendi’nin Kıbrıs’ın dünü, bugünü ve Ana Vatan ile ilişkisine dair konuşması ile başladı. Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti politikaları ve tarihi ve bağları hakkında yaptığı konuşmalar, gençlerimizin ufkunu genişletti.
Tarihi dokusunu bugüne kadar muhafaza etmeyi başarmış meşhur Cumalıkazık köyüne yaptığımız ziyaret ile kampımızı sonlandırdık. Köyün tarihi sokaklarını, Osmanlı sivil mimarisinin örnekleriyle dolu yerleşim alanlarını ve yerel dokusuyla Türk aile ve toplum yapısını gözlemleyebildiğimiz faydalı bir gezi oldu.
Üç gün boyunca öğrencilerimiz hem birlikte keyifli vakit geçirdi hem de Bursa’nın tarihî ve kültürel yönlerini tanıma imkânı buldu. Sohbetlerin, keşiflerin ve paylaşımların bir arada olduğu bu kamp, herkes için hem öğretici hem de güzel anılarla dolu bir deneyim olarak tamamlandı.
Misafirperverlikleri için Bursa Kıbrıs Vakfı Uludağ Eğitim ve Kamp Merkezi yönetimine teşekkür ederiz.





